|
Kuruluşundan günümüze kadar daima Hak'kın, haklının, mazlumun ve mağdurun yanında yer alan Memur-Sen, 376.355 kayıtlı üyesi ile artık ülkemizin en büyük sivil toplum örgütü ünvanını alarak Yetkili Konfederasyon oldu. Kamu çalışanlarımız, toplu görüşme sürecinde Memur-Sen'in bu gücüne ve etkisine güvenebilirler.
Çok şükür Memur-Sen'liyim diyorum. Çünkü, 1995 yılında kurulan Memur-Sen'in misyonu, insan merkezlilik anlayışı, yüz yıllar ötesine, *Hıl'ful Fudul'a dayanır. Memur-Sen, Osman Gazi'ye Şeyh Edebali'nin tavsiyesinde ifadesini bulduğu “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” nasihati ile beslenmiştir.
1650'li yıllara doğru İngiltere'de, Osmanlıda 1871 yılında kurulan “Ameleperver Cemiyeti” (İşçi Severler Derneği) kimi araştırmacılar tarafından ilk sendika olarak tanımlansa da, asıl olarak yardımlaşma sandığı işlevine sahip bir örgütlenmeyle aşılanmıştır.
Memur-Sen; Çanakkale ve milli mücadele ruhundan gıdasını alan, ABD'de 50 yıl önce ırkçı yasalara tepki koyan, ilk siyah vatandaş olma cesaretini göstererek çığ gibi büyüyen ırkçılık karşıtı hareketi başlatan, Rosa Lee Parks ile farklı zeminde hak arama alanında aynı paralelliği taşıyan bir sivil kuruluştur.
Memur-Sen; Yalnız kamu çalışanlarının değil, gerektiğinde devlet ve millet menfaati doğrultusunda dik duruşun, tüm dünya insanlığının, ırk, dil, din ve mezhep ayırmaksızın, huzuru ve saadeti için gerekeni yapan ve her zaman yapacak olan bir kuruluştur.
Bir dönem karanlık güçlerce bir düdük çalınmasıyla darbelerin olduğu, cumhuriyet ve demokrasinin hiçe sayılmaması için başlatılan ortak akıl hareketinin destekçisidir. Dünyada zulüm gören, mağdur olan insanların yanında olarak zalime başkaldırma hareketidir. Akan kan durana kadar, hepimiz Filistinliyiz mitinglerinin düzenleyicisidir. Çağlayan ve Sıhhiye meydanlarında yapılan o muhteşem mitinglerle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Davos'ta “One minute” sözü söylettiren, elini güçlendiren, dik ve onurlu duruşun, bir parçasıdır.
Memur-Sen; Kamu çalışanlarının hakkını arama, toplu görüşmelerde uzlaşmacı tavırları ve rasyonel hareketleriyle tribünlere oynamayarak, memurların haklarını savunmanın bir markasıdır. Şov, söylemcilik ve eylemciliğin yerlerini karıştırmadan, zihinlerini bulandırmadan farklı bir sendikacılığın adıdır. Memur-Sen'in toplu görüşmelerdeki talepleri ve kazanımları ortadadır. Banka promosyonları, KEY, sosyal ve özlük haklar bunlardan bazılarıdır. Peki bu yapılanlar yeterli midir? Tabi ki değildir. İnşallah bundan sonra kamu çalışanlarını temsil edecek olan Memur-Sen, toplu görüşmelerde geciken ve zaman kaybettiren kamu sendikacılığına yeniden itibar kazandıracak, sendikacılığın ezberini bozacaktır.
Yetkinin emin ellere geçmesinde gayret gösteren tüm kamu çalışanlarını tebrik ediyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun diyorum.
Ne Mutlu ki, Memur-Sen'liyim…
Artık Yetki, Yetti Artık
Enerji Bir-Sen'li olarak, ayrı bir mutluluk ve heyecan yaşıyoruz. Memur -Sen Konfederasyonuna bağlı, hizmet kollarımızda Diyanet-Sen, Bem Bir-Sen, Toç Bir-Sen ve Sağlık-Sen yetkili sendika oldu. İnşallah 2010 yılında, Enerji Bir-Sen olarak da bu yetkiyi taçlandıracağız. Sendikamızın 2008 yılında 6601 olan sayısını 2009 yılında %37 büyüme ile etik olmayan sendikacılık hareketine, Ali Cengiz oyunlarına rağmen 9055 sayısına ulaştıran siz değerli gönül erlerini tebrik ediyor ve kutluyorum. Bu başarıda taban dan tavana kadar herkesin emeği var. Hamd ediyorum. Duygularımı heyecanımı yazıya dökemiyorum. Anlatılmaz yaşanır denilen bu olsa gerek. Çünkü bu iş gönül işi, bu iş sevda işi, bu iş dava işi, bunu ancak anlayan, algılayan, bu işe yürekten bağlanan anlar.
Her şey gönlünüzce, hayırlısı ile olsun.
*Hıl'ful Fudul (Erdemliler Yemini) İslamiyet'ten önce Mekke'de can ve mal emniyeti kalmamıştı. Şehre gelen yabancıların mallarına, canlarına, ırz ve namuslarına saldırılar düzenleniyordu. Bu zulümlere karşı koymak, haksızlığa uğrayanların haklarının iadesi edilmesi gayesiyle kurulan teşkilatıdır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) 20 yaşında iken “Hıl’ful- Fudul" da yer almıştır.
|